Çeşmealtı’nda bir dönüşüm olacak.
Bunu biliyoruz. Tartıştığımız şey dönüşümün kendisi değil.
Bizim meselemiz çok net:
Bu dönüşüm halktan yana mı olacak, yoksa ranttan yana mı?
Burada yaşayan herkesin ortak beklentisi de bu sorunun cevabıdır.
Denize girilen, teknelerin bağlandığı, insanların özgürce kullandığı bir alanın; yüksek duvarlarla çevrildiği, güvenlik kontrolünden geçilerek girilen, kamusal niteliğini kaybetmiş bir yapıya dönüşmesini istemiyoruz.
Kıyıya ulaşmanın bir ayrıcalık haline geldiği, kamusal alanın özel alan gibi işletildiği bir düzeni kabul etmiyoruz.
Bizim ortak amacımız, ortak faydamız;
bu dönüşümün herkes için erişilebilir, doğayla uyumlu ve kamusal bir anlayışla yapılmasıdır.
Çünkü kıyılar; birilerine ait değil,
herkesin nefes aldığı ortak yaşam alanlarıdır.
Biz sahip olmayı değil, paydaş olmayı savunuyoruz.
Ve bu yüzden diyoruz ki:
Bu kıyılar hepimizin.
Ve öyle kalacak.