Bugün, bir yıl boyunca verilen emeğe, alın terine ve toprağın bereketine hep birlikte tanıklık etmek için buluştuk.
Urla’mızın köklü tarım kültürünün en güzel geleneklerinden biri olan Geleneksel Bağbozumu Şenliklerimizi bu yıl da büyük bir coşkuyla başlattık. Halk arasında “Üzüme ve incire balın, zeytine yağın düştüğü günler” olarak bilinen bu özel günler; toprağın, suyun, güneşin ve insan emeğinin bir yıl boyunca verdiği karşılığın kutlandığı günlerdir.
Bizim için tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; Urla’nın kimliği, hafızası ve geleceğidir.
Bir tarım arazisi; bir ailenin geçimi, bir üreticinin alın teri ve bu kentin geleceğidir. Bu nedenle göreve geldiğimiz ilk günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da tarım arazilerimizi koruyacak, üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum:
Hiçbir tarım arazisini imara açmadık, açmayacağız. Urla’nın geleceğini; toprağımızı, üreticimizi ve tarımsal mirasımızı koruyarak planlayacağız.
Bağbozumumuzun bereketi, üreticimizin emeği bol olsun.